SGK uzmanı Özgür Erdursun asgari ücretteki asıl tehlikeyi açıkladı

Haber gorseli

Kamuoyunda bir süredir tartışılan “bölgesel veya sektörel asgari ücret” modeline ilişkin SGK Uzmanı ve Dünya Gazetesi Yazarı Özgür Erdursun’dan çok konuşulacak bir analiz geldi. Türkiye’de asgari ücretin yasal taban ücret olmaktan çıkıp genel geçer ‘ortalama ücret’ haline geldiğine dikkat çeken Erdursun, “Bugün konuşmamız gereken konu asgari ücretin kaç lira olacağı değil, asgari ücretle çalışanların sayısının nasıl azaltılacağıdır” diyerek kritik uyarılarda bulundu.

“ASGARİ ÜCRET STANDART ÜCRET DEĞİLDİR, TABAN SINIRDIR”

Yazısında asgari ücretin kelime anlamına vurgu yapan Özgür Erdursun, kavramın Türkiye’deki yanlış uygulanışını şu sözlerle ifade etti:

“Asgari ücret, işverenin çalışanına ödemesi gereken standart ücret değildir. Asgari ücret; devletin, ‘Bir çalışana bunun altında ücret ödeyemezsin’ diyerek belirlediği en düşük yasal ücret sınırıdır. Yani çalışma hayatının tabanıdır. Ne var ki Türkiye’de uzun yıllardır asgari ücret, taban ücret olmanın ötesine geçmiş, fiilen çalışma hayatının referans ücreti hâline gelmiştir.”

Erdursun, gelişmiş ekonomilerde başarının asgari ücreti sürekli artırmakla değil; çalışanların büyük bölümünü asgari ücretin üzerine taşıyabilmekle ölçüldüğünü ifade etti.

“KIDEMİN VE TECRÜBENİN KARŞILIĞI KALMIYOR”

Asgari ücret ile ortalama ücret arasındaki makasın kapanmasının hem çalışan hem de işveren açısından ciddi bir sorun doğurduğunu belirten Erdursun, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti:

“Bir işyerinde bugün işe başlayan çalışan ile aynı işi beş yıldır yapan çalışanın ücretleri birbirine yaklaşabiliyorsa, burada ciddi bir ücret politikası problemi vardır. Sekiz yıllık bir ustayla yeni işe başlayan bir işçinin neredeyse aynı ücreti alması, sadece çalışan açısından değil, işveren açısından da sağlıklı değildir. Kıdemin ücrette karşılığını bulamadığı bir sistemde çalışanların motivasyonu azalır. Mesleki gelişim yavaşlar. Nitelikli iş gücünü elde tutmak zorlaşır.”

2026 KAZANÇ VERİLERİ: “ORTALAMA ÜCRETLER YÜKSELMELİDİR”

Türkiye’deki güncel SSK verilerine de değinen Erdursun, ortalama ücretlerin tek başına yeterli olmadığını, ücret dağılımının incelenmesi gerektiğini ifade etti:

SSK Ortalama Aylık Net Kazanç: Yaklaşık 53 bin TL
Özel Sektör Net Kazancı: Yaklaşık 49 bin TL
Kamu Sektörü Net Kazancı: Yaklaşık 68 bin TL
Erdursun, ortalama ücretin yüksek gelirli çalışanların etkisiyle yukarı çekilebileceğini, asıl bakılması gerekenin bu ücretlerin çalışan kesime nasıl dağıldığı olduğunu söyledi.

DÜNYADAN BÖLGESEL ÜCRET ÖRNEKLERİ VE TÜRKİYE GERÇEĞİ

Bölgesel ve sektörel modellerin dünyada uygulandığını kabul eden Erdursun; İstanbul ile Anadolu şehirleri arasındaki yaşam maliyetleri, kira ve ulaşım farklarının bu tartışmayı doğal kıldığını belirtti.

ABD ve Kanada: Eyaletlere göre farklı asgari ücret uygulanıyor.
Japonya: Prefektörlük bazında ücretler değişiyor.
Hindistan: Sektör, meslek ve bölgeye dayalı karmaşık bir yapı mevcut.
Ancak Erdursun, “Başka ülkelerde uygulanan bir modelin aynı şekilde Türkiye’ye taşınması doğru olmayabilir. Türkiye’nin ekonomik yapısı, kayıt dışılık oranı ve sendikal örgütlenmesi farklıdır” diyerek uyarıda bulundu. Ücret farklılaştırmasının tek yolunun asgari ücret olmadığını; toplu iş sözleşmeleri, meslek bazlı ücret tarifeleri, kıdeme bağlı ücret sistemleri ve sektörel taban ücretlerin de bu amaca hizmet edebileceğini ekledi.

“GÜÇLÜ EKONOMİ ASGARİ ÜCRETİN YÜKSEK OLDUĞU EKONOMİ DEĞİLDİR”

Erdursun, yazısını Türkiye’nin asıl odaklanması gereken hedefi özetleyerek tamamladı:

“Başarılı bir ücret politikası, her yıl milyonlarca insanın gözünü sadece asgari ücret görüşmelerine çevirdiği bir sistem değildir. Güçlü ekonomi, asgari ücretin yüksek olduğu ekonomi değil; çalışanlarının büyük bölümünün zaten asgari ücretin üzerinde kazandığı ekonomidir. Bu hedefe ulaşabildiğimiz ölçüde hem çalışanlarımızın refahını artırabilir hem de çalışma hayatında adalat, motivasyon ve verimliliği daha güçlü bir şekilde sağlayabiliriz.”

yok

Author: Ece Doğan