Hatay’da 1.5 yıllık evinin yıkılışını izleyen kadın: Tek isteğim memleketimize dönelim

İHA

Asrın felaketinin üzerinden 4 ay geçti.

11 ilin etkilendiği ve ağır yıkımların yaşandığı Kahramanmaraş merkezli depremler için devletin tüm imkanları seferber edildi.

Bu süreçte yaralar hızlıca sarıldı, enkaza dönen kentler ayaklanmaya başladı.

Bir yandan afet konutları yükselirken, bir yandan da hasarlı binaların yıkımı sürüyor.

En büyük yıkım ise Hatay’da yaşandı.

Özellikle Antakya ve Defne ilçesinde yoğunlaşan yıkımları, zaman zaman ev sahipleri de takip ediyor.

1.5 yıllık evine son bakış…

28 yaşındaki 2 çocuk annesi Kübra Kırk, Ürgenpaşa Mahallesi’nde 1.5 yıl önce taşınıp zevkine göre döşediği evinin yıkılışını hüzünlü gözlerle izledi.

2 kişinin vefat ettiği 4 katlı aile apartmanı saatler içinde moloz yığınına döndü. Kırk, kısa süre önce eşiyle birlikte İstanbul’dan memleketi Hatay’a döndüğünü hatırlattı.

“Kendime öyle bir yuva yaptım ki şimdi yıkılışını izliyorum”

Depremde ağır hasar alan evlerine severek taşındıklarını dile getiren Kırk, şu ifadeleri kullandı:

O gece ne hayallerle uyuduk. Öyle bir gece olamaz. Bizim yaşadığımız, hiç kimsenin yaşadığı gibi bir şey değildi. Kızım bana o gece ‘Anne ben korkuyorum. Yanınızda yatayım’ dedi. Kızım 6 yaşında, oğlum 2 yaşında. ‘Tamam canım. Gel yanımızda yat’ dedim. Kızıma yer yatağını açtım. Daha sonra hafif hafif bina tıkırdadı. Kızımı, oğlumu aldım yataktan. Her şey üstümüze yıkılmaya başladı. Kurtuldum ama nasıl kurtuldum, bir yanda annemlerin binası çökmüştü. Kız kardeşimin binası altta. Yan bina devrilmişti. Onları kurtarmak için öyle çabalar verdik ki. Annemin en yakınları, kuzenleri, kardeşleri, benim kuzenlerim vefat etti. Böyle bir şey yoktu. Evimin her tarafını düzelttim. Kendime öyle bir yuva yaptım ki. Şimdi geldim yıkılışını izliyorum. Elimizden hiçbir şey gelmiyor. Bir şey yapamıyoruz. Bana komşularım haber verdi. Dedim ‘Hadi gel, görelim, izleyelim.’ Çok zor, çok zormuş. Rabbim herkesin yardımcısı olsun.

“Memleketimize geri dönelim”

Hatay’ın bir an önce eski günlerine dönmesini isteyen Kırk, şöyle devam etti:

Burası o kadar güzel bir şehir ki. Biz terk etmedik hiç. Ben hiç şehrimden çıkmadım, çıkmak istemedim, bilmiyorum. Gidemedim, yapamadım. Sadece tek bir isteğim var; biz yine aynı şekilde memleketimize geri dönelim. Biz çok güzel bir memleketiz. Kültürlerin en güzeli. Antakya yaşayabileceğiniz bu dünyadaki en iyi şehirlerden.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir