Sağlık-Sen eski Genel Başkanı Semih Durmuş, son yaptığı açıklamada dikkat çekici bir “sandık” hikâyesi paylaşarak önemli yolsuzluk iddialarını gündeme taşıdı. Durmuş, denetim mekanizmalarının eksik olduğu ortamlarda yolsuzlukların ortaya çıkmasının tesadüf olmadığını vurgulayarak, hesap verilebilirlik sağlanmadıkça bu sorunların devam edeceğini ifade etti.
Durmuş’un aktardığı iddiaya göre, bir sandık oluşturuldu ve üye sayısı hızla artırıldı. Bu süreçle paralel olarak, sandıkta toplanan miktarın da büyüdüğü öne sürülüyor. Ayrıca, ekonomik değeri düşük olan bir arazinin sandığa aşırı bir bedelle satıldığı ve satıştan elde edilen gelirlerin sandık hesaplarına değil, başkanın şahsi hesabına aktarıldığı iddiaları gündeme geldi. Parayı alan kişinin görevinden ayrıldığını belirten Durmuş, geride borçlandırılmış bir sandık ve kaybolan paralarla birlikte binlerce mağdur üye bıraktığını dile getirdi.
Yaşananları “üyeye inen tokat” olarak nitelendiren Durmuş, bu durumun yarattığı mağduriyetin boyutuna da dikkat çekti. Yapılan açıklamada, denetim mekanizmalarının önemine vurgu yapan Durmuş, “Denetimin olmadığı yerde bu tablonun ortaya çıkması bir tesadüf değildir. Hesap sorulmadığı sürece yolsuzluklar sona ermez” sözleriyle dikkat çekti. Durmuş’un dile getirdiği bu iddialar, sendikal yapılarda şeffaflık, mali denetim ve hesap verebilirlik konularının yeniden tartışılmasına yol açtı.